İçeriğe geç
Ender Özdemir Kanun Atölyesi
← Listeye dön
Teknik23 Ekim 20264 dk okuma

Kanun çalarken doğru oturuş ve tutuş nasıl olmalı?

Sehpada mı dizde mi, omuzlar nasıl durmalı, sehpa yüksekliği neye göre ayarlanır? Kanun çalarken rahat ve yorulmadan oturmanın pratik kuralları.
Kanun çalarken doğru oturuş ve tutuş nasıl olmalı?

Kanunu rahat çalmanın ilk şartı, doğru notayı ya da mandalı bilmek değil, doğru oturmaktır. Omuzlar kalkık, bilekler kırık ya da sehpa yanlış açıdaysa kısa sürede yorgunluk başlar ve ses de bundan nasibini alır. Aşağıda oturuş ve tutuşla ilgili temel kurallar var.

Oturuş neden bu kadar belirleyici

Kanunda ses, büyük ölçüde mızrabın tele doğru açıyla, rahat bir el ve kolla dokunmasından gelir. Omuz gergin, bilek zorlanmış ya da gövde öne çökmüşse bu rahatlık kaybolur; hem çalış sertleşir hem de uzun çalışmalarda sırt ve bilekte yorgunluk birikir. Doğru oturuş, teknik kadar konforla da ilgilidir.

Yeni başlayan bir öğrenci genelde dikkatini nota ya da mandal sırasına verdiği için oturuşunu fark etmeden bozar: omuz yavaşça yukarı kayar, gövde öne kayar, bilek büker. Bu değişim o anda rahatsız etmeyebilir ama haftalar içinde bir alışkanlığa dönüşür ve sonradan düzeltmesi, baştan doğru öğrenmekten çok daha zordur. Bu yüzden ilk derslerde oturuşa verilen zaman, sonraki yıllarda kazanılan bir rahatlıktır.

Sehpada mı, dizde mi

Kanun, dizler üstünde de sehpa üzerinde de çalınabilir. Kısa, günlük çalışmalarda dizde tutmak pratiktir; oturulan sandalyenin yüksekliği ve kanunun ağırlığı önemlidir. Uzun çalışmalarda ya da sahne kullanımında bir sehpa işi kolaylaştırır, çünkü enstrümanın ağırlığı bacaklardan alınır ve pozisyon çalış boyunca sabit kalır. Sehpa seçerken aranacak özellikleri kanun için sehpa, kılıf ve aksesuar seçimi yazımızda ele almıştık.

Sehpa yüksekliği ve açı

Doğru yükseklik, oturduğunuzda dirseklerin rahat, omuzların kalkmadan aşağıda durduğu noktadır. Kanun size göre çok alçaksa öne eğilip sırtı yormaya başlarsınız; çok yüksekse omuzlar kalkar ve bilekler zorlanır. Açı da benzer şekilde kişiye göre ayarlanır: ses tablası hafifçe size dönük olmalı, ne dik ne tamamen yatık. En pratik yol, sehpayı birkaç farklı yükseklikte deneyip hangisinde kol ve omuzların en rahat kaldığını gözlemlemektir.

Bu ayar tek seferlik de değildir. Farklı bir sandalyede, farklı bir ayakkabıyla ya da aylar sonra boy değişikliğiyle aynı yükseklik artık uygun gelmeyebilir. Ayarlanabilir, vidalı ya da mandallı yükseklik mekanizmasına sahip bir sehpa, bu küçük farkları her oturuşta yeniden bulmayı kolaylaştırır. Sabit, tek yükseklikli bir sehpada ise aynı sonucu sandalyenin yüksekliğini veya oturma açısını değiştirerek aramak gerekir.

Sırt, omuz ve bilek

Oturuşta bel ve sırt dik, ama gergin değil olmalı; sandalyenin arkasına tam yaslanmak yerine hafifçe öne, enstrümana dönük bir duruş çoğu kişi için daha doğaldır. Omuzlar aşağıda ve rahat kalmalı, kulaklara doğru kalkmamalı. Bilekler de düz bir çizgide durmalı; mızrabı tele doğru açıyla değdirmek için bileği zorlamak yerine kolun tamamını kullanmak daha sürdürülebilir bir teknik verir. Mızrap tutuşu ve yüzük ayarı gibi ayrıntıları kanun mızrabı seçimi yazımızda daha geniş işlemiştik.

Aynanın önünde kontrol etmek

Oturuşu kendi gözünüzle takip etmek zordur, çünkü dikkat çalışa verilir. Zaman zaman bir aynanın önünde ya da bir ders sırasında öğretmenin gözlemiyle oturuşu kontrol etmek, fark edilmeyen küçük bozuklukları ortaya çıkarır. Omuzlardan biri diğerinden yüksek mi, baş sürekli bir yana mı eğik, gövde bir tarafa mı kaymış; bu tür ayrıntılar dışarıdan bakıldığında çok daha net görülür.

Ayaklar ve dizlerin konumu

Sehpada çalarken ayaklar düz biçimde yere basmalı, bacak bacak üstüne atılmamalı; bu, gövde dengesini bozar ve zamanla sırtı yorar. Dizde çalarken ise enstrümanın ağırlığını dengeleyecek, kayma payı bırakmayan bir sandalye ya da tabure tercih edilmeli. Yumuşak, dar bir koltukta diz üstünde çalmak enstrümanın kaymasına yol açabilir; düz, sabit bir oturma yüzeyi bu riski azaltır.

Mola vermek tekniğin bir parçasıdır

Uzun bir çalışma boyunca aynı pozisyonda kalmak, pozisyon doğru olsa bile kasları yorar. Her yirmi-otuz dakikada kısa bir durup omuzları gevşetmek, bilekleri hafifçe sallamak ve derin bir nefes almak, hem konforu korur hem de sonraki bölümde dikkatin dağılmasını önler. Bu küçük aralar, çalışmanın verimini düşürmek yerine artırır.

Uzun çalışmalarda sık yapılan hatalar

  • Mandal sırasını daha yakından görebilmek için öne doğru sürekli eğilmek.
  • Heyecanla ya da dikkatle omuzları kaldırıp kasmak.
  • Sehpayı tek bir yükseklikte bırakıp hiç değiştirmemek, oysa sandalye ya da ayakkabı değiştikçe ayar da değişebilir.
  • Uzun çalışmalarda hiç ara vermemek; kısa aralarla omuz ve bilekleri gevşetmek yorgunluğu büyük ölçüde azaltır.

Çocuklar ve junior kanun için oturuş

Çocuklarda doğru oturuş daha da önemlidir, çünkü kol ve gövde ölçüleri yetişkinden farklıdır. Standart boy bir kanun ve sehpa çoğu çocuğa büyük gelir; bu yüzden atölyemizde üretilen junior (seyahat boy) kanun gibi daha küçük ölçülerde bir enstrüman, doğru oturuşu baştan öğrenmeyi kolaylaştırır. Antalya kanun dersi alan çocuk öğrencilerle bu ayar, dersin ilk haftalarında öğretmenle birlikte bulunur; evde de aynı sandalye ve yükseklik korunmaya çalışılır. Çocuk büyüdükçe sandalye ve sehpa yüksekliği de yeniden gözden geçirilmeli; bir kez bulunan ayar kalıcı değildir.

Doğru oturuş zamanla netleşir

Oturuş ve tutuş, tek seferde ezberlenecek bir kural listesi değil, zamanla bedenin alıştığı bir denge. Antalya kanun dersi ya da kanun kursu arayan yeni başlayanlar için bu ayarı bir öğretmenle birlikte oturup bulmak, yıllarca sürecek yanlış bir alışkanlığı baştan önler. Doğru enstrüman ve sehpa seçimi için kanun modellerimize göz atabilir, sorularınız için bize yazabilirsiniz.

İyi bir oturuş, fark edilmeyen ama her çalışta işini gören bir temeldir.